Reklam
Ulti Clocks content

Giriş Formu

Reklam

Merhaba!


Ulusal ya da çok uluslu şirketler, hükümetler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve bireyler... Hepsi de kendi seslerini medyaya duyurmak için kıyasıya bir yarıştalar. Ancak, bu yarışta şöhretlerine zarar vermemek için kendilerini korumayı biliyorlar mı?...

Sıradan bir medya görüşmesini bile itibarınız için altın değerinde bir fırsata dönüştürmek? Ya da kendinizi bir krizin kucağında buluvermek? İkisi de sizin elinizde!

MEDYAFOBİ programlarına HANGİ DURUMLARDA ihtiyaç duyabilirsiniz?


And OSCAR goes to...

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta


  • “Baltayı en iyi taşa vurma” ödülü bir yapımcıya gitti
  • e-posta yollama bana, fena halde küserim sana
  • “en iyi” için adayken, “en kötü” ödülünü aldı… Bu durumu nasıl fırsata çevirdi?
  • Oscar’ın en büyük adayının “en büyük” medya kazası

 

RAPORU HAZIRLAYANLAR:
Azime Acar & Ender Bölükbaşı



Bu yazıyı yazdığımız saatlerde Oscar’ın henüz kime gittiğini bilmiyoruz ama Medya Kazası Oscarları çoktan sahiplerini buldu.

Medya Kazası Oscarı’nın bu yılki “en iyi ses getiren” veya “en hızlı baltayı taşa vuran” ödülünü The Hurt Locker’ın yapımcısı Nicolas Chartier aldı.

Başta “En iyi film dalı” olmak üzere dokuz dalda Oscar’a aday olan “Bağımsız Sinema” örneği The Hurt Locker'ın, yapımcısı Chartier, oyları etkilemek için iki hafta önce kurallara aykırı olarak Akademi üyelerini e-posta bombardımanına tuttu.

Akademi üyeleri doğal olarak bu e-postaları medyaya sızdırıp, filmin uyanık yapımcısının defterini erkenden dürdüler.

Nicolas Chartier, yolladığı e-postada Akademi üyelerinden “Ticari değil de özgün filmlere oy vermelerini” istiyordu.

Yapımcı, adını anmadığı ancak satır aralarında hedef gösterdiği Avatar’ı kastederek, üyelerden “500 milyon dolarlık filme değil, kendilerinin 11 milyon dolara mal olan filmine oy vermeleri” çağrısında bulundu.

Devamını oku: And OSCAR goes to...

 

Medyadan Seçtiklerimiz


Hürriyet Gazetesi / Ertuğrul ÖZKÖK

En değerli köşe yazarı

 

Bir tahminde bulunun, Türkiye'nin en değerli köşe yazarı kimdir?

Hangi "ratio" üzerinden değerlendirme yapacağız?

Kaç kişinin okuduğundan mı?

Bunu tespit edebilmek çok zor.

Çünkü anketler bu konuda çok doğrulanabilecek sonuç vermiyor.

İnternetten tıklamalara baktığımızda daha iyi bir sonuç alabiliriz.

Tıklamalar  popüler yazarlar konusunda sağlam bir izlenim veriyor.

O zaman en değerli yazar, en çok tık alan yazardır diyebilir miyiz?

Köşe yazısında "değer" çok ölçülebilir bir şey değil.  

 

Yazının devamı>>